Sitemize Hoş Geldiniz ------Sitemizdeki Konu Sayısı 1400'ün üzerine çıkmıştır Bir çok deney ve araştırma konularımız sizin ilginizi çekebilir SİTEDE ARAMA YAPMAK İÇİN YANDAKİ ARAMA KUTUSUNU KULLANIN Aşağıdaki kayan resim menüsüne de İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK konuları ekleyeceğim

ORGANİK TARIMDA BİTKİ KORUMA

0 yorum


     Organik tarımda kullanılan bitki koruma yöntemlerinden bir diğeri de aktif bitki koruma ilke ve yöntemleridir. Organik tarımda belirli maddeleri (bitki ekstrakları, kolayca hazırlanan preparatlar ve biyolojik ilaçlar) çeşitli formlarda bitkiye uygulayarak onu zararlılardan ve hastalıklardan koruyabiliriz. Bu yöntemde hastalık ve zararlılara karşı kullanılan biyolojik ilaç ve bitkisel preparatların bir kısmını aktarıyoruz.

HASTALIKLARA KARŞI KULLANILANLAR 

1- Bakırlı Bileşikler 

Bakırhidroksit, bakıroksit, bakırsülfat ve bakıroksiklorit formlarındaki bakırlı fungusitler geniş çapta fungal ve bakteriyel patojenlere karşı etkilidirler. Bağda mildiyöye karşı mayıs ayında çiçeklenmeden önce 1-2 kez yapılacak ilaçlama ve çiçeklenmeden sonra yapılacak bir ilaçlama korumaya yeterli olacaktır. Zeytin Halkalı Leke hastalığına karşı da bakırlı preparatlar etkilidir. ( 1 Ocak 2007 tarihinden geçerli olmak üzere her yıl için önceki dört yıl dikkate alınarak kullanılacak toplam maksimum saf bakır miktarı 2007 yılı dahil 36 kg/ha, 2008 yılı dahil 34 kg/ha, 2009 yılı dahil 32 kg/ha, 2010 yılı ve takip eden yıllarda 30 kg/ha miktarını aşamayacağı belirtilmiştir.)

2- Bordo Bulamacı 


Tohum yatağı, fide yetiştirme toprağı ve sebze bahçesinde mantari hastalıklara karşı son derece etkilidir.  Malzemeler ve hazırlanışı: 2 kısım sönmüş kireç ve bir kısım göztaşı (bakır sülfat) Karışım hazırlanırken 2 kısım kireç su içinde eritilir ve bir kısım göztaşı katılarak tam bir çözelti elde edilene, karışımın rengi gök mavisi olana kadar karıştırılır. Bu karışım istenilen doza göre su karıştırılarak kullanılır. Suyun kireçsiz olması önemlidir. %1’lik bordo bulamacı için; 297 lt su, 2 kg sönmüş kireç ve 1 kg göztaşı önerilir.

3- Kireç-kükürt bulamacı (Kalsiyum Polisülfit) 

Fungisit, insektisit ve akarisit etkisi bulunur ve iyi koruma sağlar. Kabuklu bitlere, Şeftali Yaprak Kıvırcıklığı hastalığına ve Kara Lekeye karşı iyi kontrol sağladığı biliniyor. Aynı zamanda sulu kükürt uygulaması bağda külleme hastalığına birebirdir. Sadece meyve ağaçları, bağda kış mücadelesi ve zeytinde uygulanmasına izin verilmiştir.

4- Propolis 

Cucurbitaceae familyasında Yalancı Mildiyö'ye karşı kullanılabilir. Malzemeler ve Hazırlanışı 100 g propolis, 1 lt ispirto ya da saf alkolle iyice çözününceye kadar karıştırılır. 8-10 gün boyunca her gün çalkalanır. Filtreden geçirilip, 100 lt suya elde edilen karışımdan 200 g koyarak bitki yüzeyi yıkanır.


5- Potasyum Permanganat 

Fungusit ve bakterisit olarak sadece meyve ağaçları, zeytin ve asmalarda kullanılabilir.

6. Lesitin 

Soyadan elde edilen, su ve yağların bir arada bulunmasını sağlayan emülgatör bir maddedir. Bio-Blatt adlı preparat lesitin içermekte olup külleme hastalıklarına karşı kullanılır.

7- Kuartz kumu 

Uzaklaştırıcı olarak kullanılır.

8- Bal mumu 

Budama yaralarını kapatma amacıyla kullanılır.

9- Etilen 

Yeşil olarak hasat edilen muz vb ürünlerin sarartılması için kullanılabilir.

ZARARLILARA KARŞI KULLANILANLAR 

1-Chrysanthemum cinerariaefalium’dan Elde Edilmiş Piretrin Esaslı Preparatlar 
Chrysanthemum cinerariaefalium (krizantem) çiçeklerinden soğuk su ekstraksiyonuyla elde edilen piretrin, ısırıcı ve emici böceklere karşı insektisit olarak kullanılır.

2- Bacilus thuringiensis Preparatları 
Bu bakteri meyvecilikte özellikle bağcılıkta lepidoptera larvalarına karşı selektif etki göstermektedir. Patates böceğine karşı da kullanılmaktadır. Organik tarım yönetmeliği sadece genetik modifiye edilmemiş bakteri preparatlarının kullanımını izin vermiştir.

3- Mineral Yağlar 
Bitki yüzeyini kaplayarak aerobik patojenlerin gelişimini ve aktivitesini engeller. İnsektisit olarak sadece meyve ağaçları, asmalar, zeytin, muz ve turunçgillerde özellikle yaprak biti ve kabuklu bite karşı kullanılır. Yazlık yağ uygulaması yapılacaksa yazın gece sıcaklığının çok yüksek olduğu dönemlerde yapılmalıdır. 15 lt yağlık yağa 1000 lt su ölçüsü örnek olarak verilebilir.

4- Bitkisel Yağlar 
Bitkisel yağlar genellikle depolanmış ürün zararlılarına karşı kullanılmaktadır. Repellent etkilerinin yanı sıra kontak ve solunum yoluyla böcekleri öldürmektedirler. Kolza ve neem bitkilerinden hazırlanan yağlı preparatlar, kısmen kükürdün de eklenmesiyle kırmızı örümceklerin kışlık yumurtalarına karşı başarıyla kullanılır. Gül yağının Xanthomonas campestris pv. vesicatoria'ya ( bakteriyel leke) karşı engelleyici etkisi olduğu tespit edilmiştir. Kekik yağı, toprak sterilantı olarak nematod ve toprak kökenli patojenlere karşı etkilidir ya da susam yağının sinerjistik etkisinden yararlanarak bazı yararlı mikroorganizmaların etkileri artırılabilir. Bunun yanı sıra susam, keten, pamuk, haşhaş ve zeytinden elde edilen bitkisel yağlar su ve arapsabunu ile karıştırılıp çıplak vücutlu böceklere karşı kullanılmaktadır. Malzemeler ve Hazırlanışı: 2 çorba kaşığı mısır veya ayçiçek yağı 2 çorba kaşığı sıvı sabunla karıştırılır. Uygulama yapılmadan önce iyice karıştırılarak uygulanır.

5- Kieselgur 
Kieselag'lerden elde edilen bir madde alg kireci adı altında patates mildiyösüne ve patates böceğine karşı kullanılır Belirli koşullarda bitkiyi kuvvetlendirici olarak da etki edebilir.

EV YAPIMI DOĞAL İNSEKTİSİTLER
 
   Organik tarım ilkeleri doğrultusunda uygulanmasına izin verilen bazı materyallerin kullanımı ile üretici tarafından hazırlanan karışımlar pratikte çokça uygulanmaktadır. Ancak bilimsel olarak çalışan biz mücadelecilerin çalışmalar sonucunda kesin kanıtların ortaya konulmasından önce bu karışımları tavsiye edilmesi mümkün olmamakla birlikte alternatiflerin ortaya konulma süreci içerisinde kontrollü olarak kullanımlarında bir sakınca görülmemektedir.

  Bu amaçla ev yapımı doğal insektisitler olarak isimlendirilen karışımların, kullanımlarından önce mutlaka test edilerek kullanılması gerekmektedir. Aşağıdaki bitki ekstraklarının bitkileri kuvvetlendirerek koruyucu biçimde etkili oldukları düşünülüyor. Bitkiler kuvvetli bir şekilde geliştiğinde mantarı hastalıklara yakalanma riski azalır. Bunlar Türkiye ve yurt dışında organik tarım yapan çiftçilerin uyguladığı organik mücadele yöntemleridir. Bir çok organik yetiştirici tarafından kullanılan belli başlı solüsyonlar ise;

Alkol Spreyi 
Afifler, beyaz sinek, tripsler ve unlu bite karşı uygulanmaktadır. Bir insektisidal sabunla karışımında prospektüs dikkate alınmalıdır.

Malzemeler ve Hazırlanışı 1-2 fincan %70'lik isoprophyl alkol, ¼ su ile karıştırılarak kullanılır. Seyreltilmemiş alkol kullanımı bitki için risklidir.

 Sarımsak Yağ Spreyi 
Zararlılar üzerinde repellent etki yapar. Mineral yağ veya saf sabunla karıştırıldığında etkili bir insektisit meydana gelir. Sarımsak yağ spreyinin aynı zamanda fungusit etkisi de gözlemlenmiştir. Trichoplusiani(lahana Mühendis Tırtılı), afifler, beyaz sinek, Forficula auricularia L. (kulağa kaçan) kontrolünde etkili olmuştur. Bazı yetiştiriciler patates böceği ve kırmızı karıncalara etkili olmadığını belirlemiştir.

 Malzemeler ve Hazırlanışı 3 tane 28 gram sarmısak 2 çay kaşığı mineral yağ 0,5 lt su Çok ince doğranmış sarımsaklar mineral yağ içerisinde en az 24 saat bekletmek gerekir. Yavaşça içerisine yarım litre su ilave edilir. Karışımı sağlandıktan sonra süzülerek kavanoz içerisine bekletilmek üzere aktarılır. Karışımdan 1-2 çorba kaşığı alınarak yarım (0,5) litre su ile karıştırılır. Bu oran etkili oluyorsa daha fazla su ilave edilerek uygulama yapılabilir. Uygulama tüm bitki yüzeyi ıslanacak şekilde yapılmalıdır. Yağa duyarlı olabilecek bitkilerinde uygulama kontrollü yapılmalıdır.

Otlarla Hazırlanan Spreyler 
Aromatik otlardan elde edilmektedir. Bu solüsyonlar repellent etki yapmaktadır. Bu amaçla; adaçayı ve kekik gibi bitkiler kullanılmaktadır. Yapılan bir çalışmada Plutella xylostella'nın (lahana yaprak güvesi) ve diğer bazı kelebeklerin lahanadaki zararının ve yumurta sayılarının bu solüsyonlarla azaltıldığı belirlenmiştir. Ayrıca bu solüsyonlar yaprak yiyen zararlılara karşıda kullanılmaktadır.

Malzemeler ve Hazırlanışı 1 -2 fincan taze yaprak 2-4 fincan su ile karıştırılır. Bu karışım bütün gece bekletilir. İçerisine ¼ oranında temizleyici sıvı sabun karıştırılır. İlaçlamada bitkinin tüm aksamının ilaçlanması başarıyı etkilemektedir. Gerekli görülmesi halinde haftalık periyotlarla uygulama tekrarlanabilir.

Kırmızı Tozlar 
Karabiber, kırmızı biber, dere otu, zencefilin hepsi capsaicin içerir. Böcekler üzerinde repellent etki yapmaktadır. Sentetik capsaicin arazide kullanılmak üzere üretilebilir. Yapılan bir çalışmada capsaicin'in 28 gramının 1/25'i soğan bitkisi etrafına serpildiğinde Delia antiqua'nın (Soğan sineği) koyduğu yumurta sayısını azalttığı belirlenmiştir. Delia radicum'un (lahana sineği) lahanada ve havuçta zararını da engellemektedir. Ancak hazır paketlenmiş biber tozlarının kullanımı ekonomik olmayabilir. Uygulama sırasında hassas ciltlerde tahrişlere neden olabilmektedir. Uygulamada havuç, lahana veya soğan sıralarına serpilerek uygulanabilir. Yağmur veya sulama sonrası uygulama tekrar edilmelidir.

Nikotin Spreyi 
Tütün bitkisinden elde edilir. Böceklere toksiktir, arılara değildir. Ev yapımı nikotin çayının en büyük avantajı etkinliğinin birkaç saat sürmesidir. Nikotin toprak zararlılarına karşı kullanılmaktadır. Özellikle kök afitleri, tripsler, yaprak delicileri, armut pisillası, Crioceris asparagi'na karşı kullanılmaktadır.Toprak zararlıları için bitkinin kök bölgesine toprak üstüne karışım uygulanır. Yaprak zararlıları için yaprak altlarının da iyice ilaçlanması gerekir. Nikotin bitki yaprakları tarafından absorte edilerek birkaç hafta bitkide bulunur. Güvenlik açısından yalnızca genç bitkilere ve hasattan bir ay öncesine kadar kullanımı daha uygundur. Patlıcan, biber, domates ve diğer solanaceae'lerde kullanımı uygun değildir. Tütün mozaik virüsünü taşıyan tütünlerden hazırlanan solüsyon bu virüsün bitkilere bulaşmasına neden olabilir. Nikotine sülfatın sıcak kanlılara toksisitesi nedeniyle dikkatli kullanılması gerekir (Yılmaz, 2002).

Malzemeler ve Hazırlanışı 1 fincan kurutulmuş, öğütülmüş tütün yaprağı, ¼ çay kaşığı saf sabun, 4.5 lt 'lik su. Karışım su içinde yarım saat bekleterek süzmek suretiyle solüsyon hazırlanır. Bu solüsyon birkaç hafta kapalı bir kapta saklanabilir. Hazırlanan ilacın etkinliğini tütün yaprağının tazeliği, suyun niteliği, uygulama dozu ve sıklığı etkilemektedir. Örneğin; Ülkemizde 700 C sıcaklıktaki 1 lt suda 50 g kuru tütün 1 gün suda bekletilerek meydana gelen eriyik pulverizasyon yöntemi ile kullanılmıştır. Bu yöntem tarla koşullarında patates böceği larvaları, afit ve kırmızı örümceklere karşı etkili olmuştur.

Domates Yaprağı 
Domates yaprağı zehirli alkoloid içerdiğinden suda bekletildiğinde kolay çözünür. Bu ilaçlar doğal düşmanları çekmede de ve yapraklarda görülen noktalı mantar hastalıklarını önleyici etkiye sahiptir. Domates yaprak ilacı afitler içinde kullanılabilir. Aynı zamanda domates yaprak spreyi mısırda Heliothis zea'ya (mısır yeşil kurdu) karşı etkili olmaktadır.

Malzemeler ve Hazırlanışı 1-2 fincan domates yaprağı, 2 fincan su. İyi kıyılmış 1-2 fincan domates yaprağı 2 fincan su içerisinde bütün gece bekletilir. Süzülerek yaklaşık 2 fincan su ile karıştırılır.

Bir diğer tarifte; Domates yaprakları ezilerek püre haline getirilir, üzerine 2,5 litre su ve 30 g mısır nişastası eklenir. Uygulama bitkinin bütün aksamını kapayacak şekilde yapılır.

Tuz Spreyi 
Pieris rapae ve kırmızı örümceklere karşı kullanılabilir. Malzemeler ve Hazırlanışı 2 çorba kaşığı tuz ile 4.5 lt su karıştırılarak elde edilen solüsyon bitkiye uygulanır.


Sarımsak Spreyi
Sümüklü böceklere ve yaprakları yiyerek zarar yapan böceklere karşı kullanılabilir. Sümüklü böcekler için; 1 sarımsak soğanı, 1 lt su, 1 orta boy soğan, 1 çorba kaşığı kırmızıbiber, 1 çorba kaşığı sıvı sabun, Sarımsak ve soğan küçük küçük kesilerek kırmızı biberle karıştırılır. Daha sonra su içerisine konularak 1 saat beklenir. Bir saat sonra sıvı sabun ilave edilir. Karışım dolapta bir hafta bekletilebilir.
Yaprakları yiyerek zarar yapan böcekler için; 4 kırmızı biber, 4 soğan, 2 baş sarımsak, Yukarıdaki malzemelerden elde edilen karışım sabunlu su içerisinde 24 saat bekletilir. Süzülerek üzerine 2 lt su ilave edilir. Serin şartlarda 2 haftadan daha fazla süre saklanabilir. Sarımsak spreyi patates böceği, kaphra böceği, cruciferalarda (lahanagiller) zarar yapan larvalar ve nematotlarda etkili olmaktadır.

Kadife Çiçeği Spreyi 
Bu solüsyon afid larvalar ve sinekler için repellent etki yapar. Kadife çiçeği su ve sabunla karıştırılarak bir solüsyon hazırlanır.

Isırgan Suyu 
Ülkemizde Akdeniz Bölgesinde afitlere karşı uygulanmaktadır.

Sabun Spreyi 
2.5 çorba kaşığı sıvı sabun yaklaşık 1 lt su ilave edilerek karıştırılır. Insektisit etkilidir. Diğer bir tarifte; Sabun, Sarımsak Tozu ve Kırmızı Biber Karışımı: Sabun, emici böcekleri, sarımsak kırmızı biber karışımı çiğneyici tipteki böcekleri uzaklaştırır.

Malzemeler ve Hazırlanışı 2 çay kaşığı sıvı sabun, Kırmızı biber tozu, Sarımsak tozu. 1 lt'lik kavanoza 2 çay kaşığı sıvı sabun konulur. Kavanozun ağzına ince bir tül gerilerek kırmızı biber ve sarımsak tozunun her biri ilave edilir. Su konularak ilave edilen kısmın kavanoza akması sağlanır. Tülü kavanozun ağzından alarak karıştırılır. Bu karışımın dezavantajı yağmurla birlikte yıkanması ve yeniden uygulamaya ihtiyaç duyulmasıdır.

YEM TUZAKLARI 
Kesici kurtlar için; Malzemeler ve Hazırlanışı Testere talaşı, kepek, şeker pekmezi ve yeterli miktarda su eşit miktarlarda karıştırılarak yapışkan bir solüsyon hazırlanır. 1 Akşam saatlerinde bitki çevresine ufak bir halka şeklinde dağıtılır. Şeker pekmezi kesici kurtları çeker ve bu solüsyondan geçmeye çalışırken yapışkan bir yapı kazanır. Bu maddeler güneşte kurur ve zararlılar ölür.

Diğer bir tarifte; Malzemeler ve Hazırlanışı 100 g kepek, 10 g şeker, 200 g su, 5 g Pyrethrum tozu. (pire otu) Hepsi bir karıştırılarak elde edilen karışım bitki etrafına yayılır. Kesici kurtlar bu maddeyi yiyerek ölür.

Meyve sinekleri için: Meyve sinekleri için tuzaklara yemler meyve olgunlaşmadan, zararlılar çıkmadan önce yerleştirilmelidir. Bunun için iki şekilde tuzak hazırlanabilir.

1- Plastik bir şişenin altında küçük bir delik açılır. Şişenin ağzı bir tıkaçla kapatılır. Şişenin 1/3'nü yemle doldurulur. Şişe bu şekilde bahçe etrafına veya ağaçlara asılır. Bu yemler sinekleri delikten içeri çeker ve sinek yem içerinde ölür.
2- Plastik bir şişenin üst kısmını kesilir. Yem solüsyonu şişenin yarısını içerecek şekilde konulur. Şişenin kesilen üst kısmı şişenin geri kalan kısmına, deliği altta kalacak şekilde yerleştirilir. Sinekler şişelere çekilerek yem solüsyonu içerisinde ölür. Tuzaklara yem solüsyonu 2 şekilde hazırlanabilir.

1. tarif ; 1 lt su, 250 ml idrar, birkaç damla vanilya özü, 100 g şeker ve 10 g pyrethrum tozu.

2. tarif; 1 çay kaşığı pyrethrum tozu, 250 g bal, 1 kaç damla vanilya özü, 250 g portakal veya salatalık kabuğu, 10 lt su.

IŞIK TUZAKLARI 

Gece faaliyet gösteren uçan böceklerin kontrolünde kullanılabilir. Kesici kurtlar, sap kurtları, çeltikte zarar yapan yaprak emicileri vs. dir. Bu tuzağın en iyi yerleştirilme zamanı böceğin yaşam çemberine ve ürünün gelişim evresine göre belirlenir. En iyi zaman böceğin yumurta bırakmasından öncedir. Malzemeler ve Hazırlanışı Odunumsu yapılardan oluşan 3'lü bir dayanak hazırlanır. Bu dayanağın uçları toprağa yerleştirilir. Orta kısmına bir ışık kaynağı asılır. Ve alt kısmına bir miktar yağla karıştırılmış su kasesi yerleştirilir.

RENK TUZAKLARI 

Renklere cezbedilen böcekler yapışarak ölür. Yaklaşık 30X30'luk farklı renklerdeki kötü hava  koşullarında zarar görmeyecek kartlara yağ ve yapışkan sürülerek hazırlanır.

At Kuyruğu Preparatı (Eqisetum arvense) 100 g bitki, 1 lt su. Yapraklar suda ıslatılır, kaynatılır ve soğutulduktan sonra uygun dozda su ile karıştırılıp sırt pompasıyla bitkiler iyice yıkanır.

Soğanlı Su Preparatı (Allium cepa) 15 g soğan yaprağı, 1 lt su. Yapraklar suda ıslatılır, kaynatılır ve soğutulduktan sonra uygun dozda su ile karıştırılıp sırt pompasıyla bitkiler iyice yıkanır.

 Yaban Turpu (Armoracia rusticana) 3O g bileşim, 1 lt su. Yaprak veya kökler parçalanır, soğuk suyla karıştırılır ve bitki yüzey ekstrakla yıkanır. Papatya Preparatı 25-30 g papatya, 1 lt su. Çiçekler üzerine sıcak su dökülür ve soğutulduktan sonra uygun dozda su ile karıştırılıp sırt pompasıyla bitkiler iyice yıkanır.

Arap Sabunu (Potasyum Sabunu) Yaprak bitleri, pseron, karınca, trips gibi yaprak ve gövde parazitlerine karşı kullanılır. (Meyve ağaçları ve sebzelerde) Malzemeler ve Hazırlanışı 250 g Arap sabunu, 100 lt su. Arap sabunu 4 misli sıcak su içinde eritilir ve sonra üzerine yeteri kadar su ilave edilir. Karıştırma yavaşça yapılmalıdır. İstenirse bu karışıma 35 cc saf alkol de katılabilir. Hassas bitkilerin zarar görmemesi için önce birkaç bitkide denenmesi önerilir. Ağaç, fide ve bitki zararlılarının yoğun olduğu yer tamamen yıkanarak temizlenir. Yaprakların üstüne ve ortasına gelecek şekilde ilaçlama yapılmalıdır. 7 günde bir tekrar edilebilir.

Arap Sabunu ve Sıvı Yağ Karışımı 1 çay kaşığı arap sabunu, 0,25 litre bitkisel sıvı yağ, 1 litre su. Arap sabunu ve bitkisel sıvı yağ karıştırılarak kuvvetli bir şekilde çalkalanır ve üzerine 1 lt su ilave edilir.

Bu karışım 10 gün ara ile havuç, kereviz, hıyar, biber ve diğer bitkilerde bulunan kırmızı örümcek, afit ve birçok böcek türüne karşı kullanılabilir. Tek bir bitkide denemekte yarar vardır. Çünkü yaprak ucunda yanıklığa neden olabilir. Anında etki eden bir insektisittir ve karışımı doğrudan zararlının üzerine uygulamak gerekir.

Sütleğen Otu Suyu/Sütü 
Nematodlar gibi toprak altı kurtlarının problem olduğu topraklara uygulanır ve nematod zararını büyük ölçüde ortadan kaldırır. Malzemeler ve Hazırlanışı Sütleğen otu, su. Mart ve Nisan aylarında çiçeklenme sonrası süt oluşumunun en yüksek olduğu dönemlerde eldivenle toplanarak çuval içine doldurulan sütleğen otları, büyükçe bir kabın içine çuvalla konulur ve tokaçla iyice ezilir. Kabın içine temiz su doldurularak 12 saat beklemeye bırakılır ve sonra çuval iyice sıkılarak kabın içinden çıkartılır. Kabın içinde sulandırılmış süt kıvamında beyaz su kalır. Bu su kapalı bir kap içine alınır ve gerektiğinde 1/5 oranında sulandırılarak toprağa verilir. Bu sıvı kepek ve melasla karıştırılarak danaburnu ve fare mücadelesinde de kullanılabilir.

Nane Spreyi 
 Çiğneyici tüm böceklere karşı etkilidir. Malzemeler ve Hazırlanışı 250 g nane yaprağı, 250 g yeşil soğan başı, 125 g kırmızı acı biber, 125 g arap sabunu, 5,125 lt su. 250 g nane yaprağı blenderın içerisine koyarak parçalanır, 250 g yeşil soğan başı ve 125 g kırmızı acı biber  eklenir. 125 g su eklenerek karıştırılır ve daha sonra bunun üzerine 4 lt su ilave edilir. 125 g arap sabunu ve bir 1 lt daha su katılır. Eğer bitkiler küçükse solüsyonun içerisine batırılabilir.


KAYNAKLAR:Derleyen By Eyyupk


https://samsun.tarim.gov.tr/Belgeler/Yayinlar/Kitaplarimiz/organik_tarimda_bitki_koruma_yontemleri.pdf
 Anonymous, 2006. Organik Tarım. Başak Ekolojik Yaşam Derneği Sarayönü Caner, Y., Tuncer, C., 2005. Zararlı Böceklerle Organik Tarımda Mücadele Yöntemleri. AGROMEDYA. Sayı 1 Caber, H., 2005. Ekolojik Tarımda Bitki Koruma Yöntemleri. Buğday Anonymous, 2005. Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik. 


Devamı...

Elma Tohumu çimlendirme

0 yorum

Toprak seçimi: Genel toprak ihtiyaçları gevşek, nefes alan yüksek su tutma kapasitesine sahip olmalı.


    Tohumları sıcak su içine  (40 °),ıslatıldıktan sonra, soğuk suda  4-6 saat, tohum tohumu tutun, tohum kolayca çimlenmesi için gereklidir.
    Tohumları Saksıdaki toprağa( not:  gevşek toprak, nefesalan , iyi su tutma kapasitesi) tohum boyuna göre derinliğe gömün.

    Büyüme  koşulları çimlenmeye bağlı  olarak nispeten güçlü gerginlik fideleri çimlenme sonra inceltme yaparak bırakarak 1-3 fidan na indirgeyin.
    Ekimden sonra naylon  kapak ile( plastik film olabilir )  bıçak ile birkaç delik hava geçirgenliği sağlayın.

    Saksıyı güneşte ve sıcaklığı  yaklaşık 20 derece tutun.

   Tohumlar çimlenmeden sonra teker teker ayrı büyük saksılara alın.Daha sonra esas yerlerine nakledin





Devamı...

PRATİK DEĞERLİ BİLGİLER

0 yorum

Tencerenin Taşmasını önlemek için

Tencerenin başında beklemek istemediğiniz zamanlarda taşmasını önlemek için tahta bir kaşığı tencerenin üzerine yatay şekilde yerleştirebilirsiniz.

Domateslerin Çabuk Çürümesinin önlemek

Domateslerin çabuk çürümesini önlemek için koparılan kısımlarının aşağıda kalması gerekir. Bu sayede domatesin koparıldığı yerden nem ve hava girişi engellenmiş olur. Ayrıca domatesler oda sıcaklığında buzdolabında olduğundan daha uzun süre dayanır.

Beyaz Spor Ayakkabıyı Temizleme


Yaz aylarında en çok kullanılan ayakkabı modellerinin başında beyaz spor ayakkabılar gelir. Beyaz ayakkabıların kombinlemesi ne kadar kolay olsa da sürekli temizlenmesi gerekir.

Uzun süre kullanılan ayakkabılar bir süre sonra kirlenerek güzel görüntüsünü kaybeder. Ayakkabı temizliği denildiğinde akla makineye atmak gelse de bu işlem ayakkabının yıpranmasına neden olur. Beyaz ayakkabılarınızı ilk günkü gibi tertemiz kullanmak için bu işlemi yapın.

Malzemeler

Karbonat
Hidrojen peroksit
Sıcak su
Ayakkabı fırçası

Yapılışı

1 yemek kaşığı karbonatı, yarım yemek kaşığı hidrojen peroksiti ve yarım yemek kaşığı sıcak suyu bir kabın içerisinde karıştırın. Ardından bir fırça ile ayakkabınızın kirli bölgelerine sürün.



Masada Oluşan Bardak izinden kurtulma
Kağıt havluya bir iki kaşık mayonez sürüp izin üstünden geçiyorsunuz. Ardında 15 dakika beklediğinizde iz tamamen ortadan kayboluyor. Şayet kaybolmaz ise bu süreci bir kere daha tekrarlayın..

Muzun Uzun Süre Dayanması için

Muzun daha uzun süre dayanması için koparıldığı yere plastik sarmanız yeterlidir.


Elmanın Renk Değiştirmesi Önlemek İçin

Elmaların renk değiştirmesini de 2 ölçek su ve 1 ölçek bal ile önleyebilirsiniz.


Patatesi Kolay Soymak ve kahverengileşmesini önlemek İçin


Patatesi önce kaynar suya sonra da buza koyarsanız kabuğundan kolayca ayırabilirsiniz.


Patatesleri doğradıktan sonra soğuk suda bekletirseniz kahverengileşmesini önlersiniz.



Parmağınıza kıymık batarsa... 

Zarar görmüş bölgenin üzerine iyice olgunlaşmış bir muzun birkaç dilimini koyun ve bir bandajla kapatın.Muzdaki enzimler kıymığın veya dikenin çabuk çıkmasını sağlayacaktır.



Burnunuz tıkalıysa... 
Bir kaba ılık su koyun ve içine biraz tuz dökün. Bu tuzlu suyu hafifçe burnunuza çekip bırakın.
Tuzlu su burundaki damarları rahatlatacak. Burnunuz açılacak ve rahatça nefes alabileceksiniz.


Kavun Kokusu

Buzdolabındaki kavun kokusu son derece rahatsız edicidir. Bunu gidermek için, dolaba sirke ile ıslatılmış bir peçete koymanız yeterli olur.


Devamı...

Şifalı otları kurutma ve muhafaza etme

0 yorum





İnternet üzerinde ki sayısız websitesinde şifalı bitkilerin hangi dönemde, hangi hastalığa iyi geldiklerini ve hangi dönemde hasada uygun olduklarını kolaylıkla bulabilirsiniz. Ancak internet üzerinde arama yaptırırken, şifalı bitkinin Türkçe ismi yerine kesinlikle Latince ismi ile de arama yapınız. Türkçe isimleri yöreden yöreye değişse de, şifalı bitkiler konusunda bilgi veren güvenilir websiteleri bitkinin Latince adını kesinlikle kullanmaktadırlar.


Şifalı bitkilerin özelliklerini kaybetmeden, muhafaza edilebilmesi için bazı koşullara uyulması gerekmektedir. Demetler halinde baş aşağı asarak, havadar bir yerde kurutmak en tercih edilen yöntemdir. Saklama sırasında bitkinin bozulmasına sebep olan üç etken vardır. Rutubet, ısı ve ışık. Bu etkenlerin tesirini önlemek için, genel olarak bitkilerin serin, kuru ve karanlık yerde saklanması gerekir.

Bitkiler kese kağıdı, bez torba, mukavva kutu, teneke kutu veya cam kavanoz içinde saklanmalıdır. Plastik torbalar bitkilerin muhafazası için uygun değildir. Plastik torba içine konan bitkiler kısa zamanda küflenir. Işık geçiren cam kavanozlar ise dolap içinde saklanmalıdır. Genellikle bitkiler ancak bir yıl saklanabilir. Toplanma tarihinden bir yıl sonra bitkiler etkilerinden mühim miktarda kaybetmeye başlarlar.




Aktarlarda kötü koşullarda saklanan, açıkta gün ışığına maruz alanlarda, havalandırması yetersiz mekanlarda satılan şifalı bitkiler ne yazık ki yarardan çok üzerlerinde oluşan küf nedeni ile zarar verirler. Şifalı otların bünyesinde barındırdıkları uçucu yağ ve alkoller, bazı bitkilerde günler içerisinde etkilerini kaybedebilmektedir.


Bazı şifalı otlar ise sadece tazeyken işe yaramakta, kurutulmuş olarak satılan bitkilerin ise hiçbir faydası olmamaktadır. Bunun en güzel örneklerinden biri kurutulmuş fesleğendir. Yemeklerinize tat katmak için satın aldığınız bu baharın paketini açınca farkına varırsınız ki ne kokusu ne de aroması vardır. Oysa küçük bir saksıda dahi kolaylıkla yetiştireceğiniz tür tür fesleğenleri kuruttuğunuzda, üzerinden 1 yıl geçse dahi, içine koyduğunuz kabı her açtığınızda mutfağınızı hoş kokusuyla dolduracak kadar kalıcıdır aroması. Lezzetinden burada hiç bahsetmiyoruz. Siz de gerçekten sağlık ve deva bulacağınız şifalı bitkiler yetiştirmek istiyorsanız, kendi şifalı bitkiler bahçenizi şimdiden kurmaya başlayın. Kurutun, karıştırın kendi çaylarınızı, kendi pomad hatta mis kokulu sabunlarınızı yapın.






Şifalı bitkileri doğadan kendisi toplamak isteyen kişinin en azından temel botanik bilgilerine sahip olması gerekir. Bu bilgilere sahip olup olmadığını kişinin kendisi de saptayabilir. Bunun için kendine şu soruları sormalıdır:


Aradığım bitkiyi doğada hiçbir soru işaretine yer bırakmayacak kesinlikle bulabilir miyim?

Bazı bitkilerin zehirli ikizleri olduğunu biliyor muyum?

Hangi ortamlardan bitki toplayabileceğime hangi çayırların tarlaların orman kıyılarının çevre kirliliğinden etkilenip etkilenmediğine karar verebilir miyim?

Etkin maddelerin en yoğun olduğu zamanda toplayarak bitkilerin şifalı gücünden en fazla yararı sağlayabilmek için onları hangi mevsimde ve günün hangi saatlerinde toplamam gerektiğini biliyor muyum?

Çay hazırlayabilmek için bitkinin hangi organının elverişli olduğunu (çiçek meyve tohum kök kabuk veya bitkinin tümü) biliyor muyum?









Şifalı bitkileri toplama sırasında genel olarak özen gösterilmesi gereken konuların başında doğayı koruma kavramı yer almalıdır. Bitkileri planlı bir biçimde toplayınız. Rastladığınız bir bitki kümesinin tümünü toplamayınız ki bir sonraki mevsimde orada aynı bitkileri yine bulabilesiniz. Çiçeklerini yapraklarını veya meyvelerini topladığınız ağaçları veya çalı türü bodur bitkileri hırpalamayınız dallarını kırmayınız. Çayırlaraçimenliklere çiğneyip ezmeden dikkatle giriniz. İhtiyacınızdan fazla bitkiyi toplamamaya özen gösteriniz. Köklerinden yararlanılan bitkilerin soylarının tükenmesine olumsuz katkıda bulunabileceğinizi hiçbir zaman unutmayınız.

Şifalı bitkileri kendisi toplamak isteyen kişi bilgisizlik veya yanlışlıkla zehirli bitki kullanarak büyük bir sorumluluk altına girebileceğinin bilincinde olmalıdır. Kesin olarak teşhis edemediğiniz bitkileri toplamayınız.










Şifalı bitkileri toplayabilmek için onları tanımak gerekir. Eğer onları tanıyorsanız dikkat etmeniz gereken konular doğru zamanda uygun yerde ve gerektiği biçimde toplamaya özen göstermektir. Taze bitkiler Şubat sonundan başlayarak Kasım sonuna kadar toplanabilir. Kış için kurutulmuş bitkilerden pek büyük olmayan bir stok hazırlamak yeterlidir. Bunun için onları en etkili oldukları zamanda toplamaya özen göstermelisiniz.


Çiçeklerde en etkili zaman çiçeklenme başlangıcında

Yapraklarda en etkili zaman çiçeklenmeden önce ve çiçeklenme zamanında

Köklerde en etkili zaman ilkbahar başlangıcında ve sonbaharda

Meyvelerde en etkili zaman olgunluk zamanıdır.


Elbette şu özelliklere de özenle dikkat etmek gerekir: Yalnızca sağlıklı temiz ve haşaratsız (larvasız kurtsuz ve böceksiz) bitkiler toplanmalıdır. Güneşli günlerde bitkiler sabah erken saatte toplanmalıdır.







Toplama Yapılamayacak Yerler:



Kimyasal gübre kullanılmış veya ilaçlama yapılan bahçeler tarlalar çayırlar
Kirli ve mikroplu suların kıyıları tren yolları karayolları ve endüstri alanları civarları


Bitkileri kökleri ile beraber çekip koparmayın ve zarara yol açmayın. Çiçekleri ve yaprakları toplarken bitkileri ezmeyin ve topladığınız bitkileri naylon poşetlere veya cebinize koymayın. Bu durumda bitkiler terlemeye başlar ve kurutulurken kararırlar.






Şifalı bitkileri Kurutma ve Saklama

Bitkiler kurutulmadan önce yıkanmazlar (Kökler hariç).Bunun için Toplama bölümündeki özelliklere uyulması bir zorunluluktur. Eğer bitkileri kendiniz toplamıyor ve hazır kurutulmuş olarak bir yerlerden alıyorsanız yukardaki koşullarda toplanarak kurutulup kurutulmadığından emin olmalısınız. Kurallara uygun olarak toplanan bitkiler ince ince kıyılır temiz bezlerin veya baskısız ve boyasız kağıtların üzerine serpiştirilir ve gölgeli havadar ve sıcak yerlerde elden geldiğince çabuk kurumaya bırakılır. Köklerde kabuklarda ve çok sulu bitki bölümlerinde kurutma için zaman zaman yapay sıcaklık da kullanılabilir. Fakat sıcaklığın 35 dereceyi aşmaması gerekir. Dikkatle yıkanan köklerin kurutulmaya bırakılmadan önce kıyılmaları daha doğru olur.


Ancak tam anlamı ile kurutulmuş bitkiler kış için saklanabilir. Bu görev için cam kaplar veya ağzı kapanabilir karton kutular idealdir. Plastik kaplar ve teneke kutular kullanılmamalıdır. Kurutulmuş bitkiler ışıktan korunmalıdır. Renkli cam kaplar örneğin yeşil renkliler en uygun olanlarıdır. Hazırladığınız stok yalnızca bir kış için olmalıdır. Kurutulmuş bitkiler şifalı güçlerini zamanla yitirirler. Her yeni yıl bize taze bitkiler armağan edecektir.

Dört mevsim mutfağımıza tat ve şifa katan, pekçoğu antibakteriyel özelliğe sahiptaze baharatları, mevsimi dışında da kurutarak tüketiriz. Eğer kurutma ve saklama koşullarına dikkat etmezsek, bir müddet sonra renklerinin vearomalarının değiştiğini farkederiz. Eğer hazır kurutulmuş baharat alıyorsanız, mümkün olduğu hijyenik ortamda saklanmış olmasına dikkat edin. Az miktarlarda alın ve çabuk tüketin.

Baharatları kurutarak saklama: Pek çok ot/ baharat kurutmaya uygundur. En çok tercih edilen yöntem de budur. Baharatları mevsiminde alıp kurutmak, olmadığı zamanlarda işimizi kolaylaştırır. Ama kuruturken aromalarını ve renklerini kaybetmemeleri için dikkatli olmak gerekir. Kurutulacak baharatların, en tazeleri seçilir. Daha sonra kötü yaprakları temizlenir, iyice yıkanıp kurutulur. Ardından altına kağıt havlu serilmiş bir tepsiye yayılarak, tozdan korumak için üzerine ince bir tülbent örtülür. Ya da demet halinde toplanıp, yaprakları aşağıda duracak şekilde yüksekçe bir yere asılır. Kurutma işleminin yapıldığı yer, nemsiz, kuru, karanlık ve havadar olmalıdır. Doğrudan güneş altında asla kurutulmamalıdır. İyice kurumuş yapraklar saplarından ayırılıp, elde iyice ufalanır. Daha sonra temiz ve mümkünse koyu renkli cam kavanozlarda saklanır. Ya da kavanozları dolap içinde saklamak gerekir. Ben birazını bu şekilde, birazını da ufalamadan yapraklar halinde saklarım. Daha sonra bitki çayı yapmak istediğimde bütün yaprak olarak kullanmak için, ya da daha güçlü bir aroma istediğimde kullanırken ufalarım. Bu yöntemle neredeyse bütün otlar kurutulabilir.


Aromatik baharatları derin dondurucuda saklama: Yine kötü yaprakları ayrılmış, yıkanmış ve kurutulmuş otları (salata kurutucuları bu iş için mükemmel) ufak miktarlara ayırın. Küçük ve kilitli buzdolabı poşetlerinin içine yerleştirin.Derin dondurucu da saklayın. Donmuş olan otlar, hemen kırılacak ve yemeklerde kullanmaya hazır hale gelecektir. Kullanırken çözdürmeden ufalayarak hemen yemeğinize ilave edin. Bir yöntem de, buz kalıplarında dondurup, kolayca saklamaktır.


Arnavut biberi: Eylül-Ekim aylarında bolca olan acı arnavut biberi ya da diğer çeşitlerini temiz bir ortamda iyice kurutun. Daha sonra bir öğütücüden geçirin ve bütün bir kış kullanacağınız acı pul biberiniz hazır olsun. Bütün olarak saklamak isterseniz, temiz bez torbada, ya da cam kavanozlar içinde kuru ve serin bir ortamda saklayın. Yemeklerde ister bütün olarak, ister elinizde ufalayıp tanelerini ekleyerek kullanılabilir. İsterseniz kırmızı biberli tuz olarak hazırlayıp, isterseniz de kavanozda yağ içinde saklayabilirsiniz. Ben bu kış için balkonumda yetiştirdiğim biberlerimi kuruttum. Sizlere de, balkonda baharat yetiştirmeyi tavsiye ediyorum.








Arif Derin




Kaynaklar:Derleyen By Eyyupk

Arif Derin Amatör Şifalı bitkiler Toplayıcısı (Battalgazi-Eski Malatya-Alacakapı)(Tlf:05459772990)
http://www.zengardentr.com/Sari-kantaron-tohumu-hypericum-perforatum-johanniskraut,PR-1532.html
https://www.dokuzuncubulut.com/index.php/mutfak-srlar/149-baharat-kurutma.html
http://www.bakimliyiz.com/alternatif-tip/71223-sifali-bitkilerin-toplanmasi-kurutulmasi-ve-saklanmasi.html


Devamı...

KANTARON BİTKİSİ VE HÜCRE YENİLEYİCİ KANTORON YAĞI

0 yorum


Bilinen 400'ün üzerinde çeşidi vardır. Birbirlerine çok benzeyen bitkileri ayırdetmesi oldukça güçtür. Tıbbi kılıçotu diğer adıyla - şifalı sarı kantaron - , şifa vermesine sebep olan Hyperforin denen maddeyi içerir. Diğer türlerin hiçbirinden içerdikleri Tanen nedeni ile netice alınamaz.

Şifalı tıbbi Sarı Kantaron diğer türlerden farklı olarak iki köşeli bir sapa sahip olup, yaprakları şifalı yağları barındıran yağ gudeleri bulundurur. Şeffaf olan bu kesecikli yapraklara baktığınızda yukarıdan altını görebilirsiniz.

Tüm Türkiye genelinde tohumundan kolaylıkla yetiştirilebilir. Donlara dayanıklı ve ömürlü, çok yıllık olan bitki, Dünya üzerinde ekvator ve kutuplar hariç her yerde yetişir.

İlaç yapımında kullanıldığından ticari olarak da yetiştirilen bitki oldukça değerlidir. Ülkemizde doğada 70 kadar türü yabani olarak yetişse de, tıbbi kantaron ancak Adına Doğru tohum ile bilinçli olarak yetiştirilebilinir. Ülkemiz şifalı sarı kantaronun yetiştirilmesine en uygun iklime sahip ülkedir.

En uygun hasat çiçek açmaya başladığı Haziran ayından itibaren yapılır. Şifalı otları yetiştirdiğiniz tarhınızda çiçekleri ile de oldukça güzel bir görünüm sergileyen derli toplu bir bitkidir.

Kantaron, 14. Yüzyıldan itibaren kullanılan, her yörede bulunabilen ve üzerinde sarı çiçekler açan şifalı bir bitkidir. Halk arasında sarı kantaron veya binbirdelik otu olarak bilinir. Genellikle sık görüldüğü yerler yeşilin bol olduğu tepeler, bayırlar ve yaylalardır. İlkbaharın gelmesiyle birlikle filizlenen çiçekleri sonbaharın sonlarına doğru dökülmeye başlar. Çiçeklerinden ve köklerinden faydalanan kantaron bitkisinin sağlığa inanılmaz derecede faydaları bulunmaktadır.

Şemsiye şeklinde açan kantaron altın sarısında olmakla birlikte çiçekleri beş parçaya ayrılır. Kenarlarında koyu siyah renkli tüylerle çevrilmiş güzelliğiyle tam bir doğa harikasıdır. Kantaron bitkisini yüksek ışığa karşı tuttuğunuzda, içerisinde bol miktarda bulunan yağ guddeleri noktacıklar halinde ortaya çıkıyor. İşte bu beliren yağ noktalarından dolayı bu bitkiye "binbirdenlik" lakabı verilmiştir.

Kantaron çiçeğinin bileşimlerini tanen, uçucu yağlar, hipericin, flavon türevleri, karoten, acı maddeler, zamk, vitamin C, reçine ve resin oluşturmaktadır. Bunlar kantaron çiçeğinin araştırılmasıyla bilinebilen bileşenleridir ve tespit edilemeyen başka içerikleri de vardır.






Antiseptik, kanama durdurucu, yara ve yanık iyileştirici, iltihap önleyici bu mucizevi yağ, daha bir çok şifa özelliğini bünyesinde barındırıyor. Hem haricen, hem de içilerek hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Hücre yenileyici niteliği sebebiyle, özellikle yara ve yanıklarda oldukça etkili. 

Kantaron yağı hem kantaron bitkisinin, hem de zeytinyağının şifasını bünyesinde barındırıyor. Eski çağlardan beri kullanılan kantaron yağının, mikrop öldürücü ve damar büzücü etkisi modern araştırmalarla da kanıtlanmış durumdadır. Sizlere de kantaron yağını evinizde bulundurmanızı ısrarla öneriyorum. Ona en beklenmedik anda ihtiyaç duyabilirsiniz. Zaten kantaron yağını kullanıp etkisini gördüğünüzde, ondan vazgeçemeyecek, çevrenizdeki insanlara da tavsiye edeceksiniz. 

KANTARON YAĞININ ŞİFA ÖZELLİKLERİ:

Kantaron yağı her türlü yaralarda başarıyla kullanılmaktadır. Açık yaralar, taze yaralanmalar, kesikler, ezikler, çarpmalar sonucu oluşan morluklar vb durumlarda iyileşme sağlar. Kantaron yağı;
*Antiseptik özelliğiyle yarada mikrop üremesini engeller
* İltihap önleyici özelliğiyle yarada herhangi bir iltihap oluşmasına engel olur
*Damar büzücü etkisiyle kanamayı kısa sürede durdurur
*Hücre yenileyici özelliğiyle yaranın çabuk kapanmasını sağlar
*Aynı zamanda sürüldüğü sürece yaranın sebep olduğu ağrı ve sızıları yok eder, büyük bir rahatlama sağlar.

Yanıklarda ve haşlanmalarda da kantaron yağı bir numaralı yardımcınız olmalı. Yanıkları kısa sürede iyileştirdiği gibi, yanık anındaki acıyı dindirir. Yanığın mikrop kapmasını ve iltihap oluşumunu engeller. Güneş yanıklarında da kantaron yağından yararlanabilirsiniz. Yanık bölgelerinize sürdüğünüzde acınızın azaldığını hemen hissedeceksiniz. Yanıklarınız kısa sürede iyileşecektir. 

Trafik kazaları sonucu meydana gelen iç yaralanma ve iç kanamalarda hem sürülerek, hem de dahilen içilerek kullanılır. Damar büzücü oluşu sebebiyle iç kanamaların durmasına yardımcı olur. 

Hematomlarda (derideki mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde ilgili bölgeye sürülüp masaj yapılır. 

Pürüzsüz bir cilde sahip olabilmek için, cilt bakım yağı olarak yararlanabilirsiniz. 

Kantaron yağının bebeklerin pişiklerinde de çok etkili olduğunu belirtmek isterim. İki çocuğumda da pişik kremi yerine kantaron yağı kullandım ve çok faydasını gördüm. 

Yine bebeklerin karın ağrılarında kantaron yağı kullanıldığında ağlamaları sona erer. Ağlayan bebeğin karnına kantaron yağıyla, sağ avuç içi kullanılarak hafif hareketlerle masaj yapılır. Masaj yaparken bebeğinize sevginizi hissettirmeyi de sakın unutmayın. 



Sırt ağrıları, lumbago, siyatik ve romatizmada masaj yağı olarak kullanılmaktadır. Yalnız bu rahatsızlıklarda 1/10 oranında ardıç veya kekik yağı (yada her ikisi de) eklenerek kullanılır. Ağrıyan bölgeye bu yağla masaj yapılır. Kısa sürede ağrılarınızın hafiflediğini göreceksiniz. Değişik bitki kürlerinin yanı sıra, bu masajla hastalığınızı tamamen tedavi etme şansına sahipsiniz. 

Dahilen kullanımda kan şekerinin düşürülmesine yardımcı olur. 
Yine dahilen iç ve dış varislerin tedavisinde etkilidir. Bunu damar büzücü özelliğiyle yapar. 



Mide ağrılarında ve mide ülserinin tedavisinde de dahilen kullanılır. 

Yaz-kış ayaklarını ısıtamayanlar kantaron yağından yararlanmalı. Bu sorunu yaşıyordum ve bir büyüğümüz topuklarıma kantaron yağı-kekik yağı karışımı sürmemi önerdi. Geçen kış ayaklarım üşümedi. Ayakları üşüyenler ayrıca bacak bacak üstüne atmamalı. Bu enerji dolaşımını kilitler ve ayakların üşümesine sebep olur. 



Uyarı: dahilen kullanımlarda günde bir tatlı kaşığından fazla içilmesi uygun değildir. 

Ne dersiniz, kantaron yağını evimizden eksik etmemekte haklı değil miyiz? Bence siz hemen kantaron yağı alın ve elinizin altına bir yere koyun. Zaten onu kullandıkça, etkilerine inanamayacak ve ondan vazgeçemeyeceksiniz. Kantaron yağı 2-3 sene boyunca tazeliğini ve etki gücünü muhafaza eder. Bitkisel tedavilerin giderek revaç bulduğu dünyamızda kantaron yağının da zamanla modern tıptaki yerini alacağına, yakın bir zamanda da onun acil servislerde kullanılacağına inanıyorum.


Kaynaklar:Derleyen By Eyyupk

http://www.neyeiyigelir.com/kantaron-yaginin-faydalari-nelerdir.htm
http://www.kantaron.gen.tr/
http://www.zengardentr.com/Sari-kantaron-tohumu-hypericum-perforatum-johanniskraut,PR-1532.html


Devamı...

Acı kayısı çekirdeğinin inanılmaz faydası

0 yorum

Acı kayısı çekirdeği ve amigdalinin kanserli hücreleri öldürdüğü, sağlıklı hücreleri ise yenilediği tespit edildi.




   İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut ve Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yunus Önal tarafından deney hayvanları üzerinde yapılan araştırmada, acı kayısı çekirdeği ve amigdalinin kanserli hücreleri öldürdüğü, sağlıklı hücreleri ise yenilediği belirlendi.


   Prof. Dr. Karabulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2 yıldır sürdürdükleri "Acı Kayısı Çekirdeğinin ve Amigdalinin (Vitamin B17) Kanserli Hücrelerdeki Etkisi" adlı çalışmanın tamamlandığını söyledi.Deney hayvanları üzerinde yapılan araştırmanın İnönü Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri kapsamında desteklendiğini kaydeden Karabulut, deney hayvanlarını 7 gruba ayırdıklarını ifade ederek, "Her bir grubu kendi içerisinde kontrolleriyle kıyasladık. Deney hayvanlarına yüzde 5 ve yüzde 3 oranında acı kayısı çekirdeği verdik. Bu, günde 3 ya da en fazla 5 acı kayısı çekirdeğine tekabül edebilir. Acı kayısı çekirdeğinin içerisindeki zehirli maddeler nedeniyle dikkatli kullanılması gerektiği için oranı düşük tuttuk. Bir öldürücü doz var. Yapılan çalışmalar da gösteriyor ki bir kilograma yakın acı kayısı çekirdeği yediğiniz takdirde ancak o etkiyi gösterebilir, öldürücü doza gelebilir" diye konuştu.


    Karabulut, deney hayvanlarında karaciğer kanseri oluşturduklarını belirterek, "Deney hayvanlarında acı kayısı çekirdeğini değişik oranlarda denedik. Bu değişik oranlardaki denememiz neticesinde acı kayısı çekirdeğinin özellikle kanser hücreleri üzerine olumlu etkileri olduğunu, kanser hücrelerini öldürdüğünü, diğer taraftan da sağlıklı hücrelerin yenilenmesini sağladığını gördük. Özellikle karaciğer enzimleri üzerine yüzde 5 oranında denediğimiz acı kayısı çekirdeğinin oldukça olumlu etkilerini izledik" dedi.

"Kilogramı 1 milyon dolara ulaşan bir malzeme"

Yrd. Doç. Dr. Yunus Önal da amigdalinin dünyada 2 bin farklı bitkide bulunduğunu belirterek, "Acı kayısı çekirdeğinde yüzde 6, bademde yüzde 2 oranında amigdalin var. Onun dışında darıda var. Acı kayısı çekirdeğinde yüzde 6 oranında olunca 'biz bunu ekonomiye nasıl kazandırabiliriz' diye düşündük. Bunun üzerine çalıştık. Bu acı kayısı çekirdeğinden elde ettiğimiz amigdalin de bu çalışmanın temelini teşkil ediyor" ifadesini kullandı.

Amigdalinin acı kayısı çekirdeğinden elde edilmesi sırasında saflığının kontrol edilmesi gerektiğini dile getiren Önal, "Bu ürettiğimizin saflığı yüzde 99,9. Yüksek saflıkta" dedi.



Önal, şunları söyledi:

"Bu çalışmayla amacımız, Malatyamız ve ülkemiz için önemli olan acı kayısı çekirdeğindeki amigdalini izole edip, hem acı kayısı çekirdeğinin kendisini hem de bundan izole ettiğimiz amigdalini endüstriyel bir ürün olarak kanser araştırmalarında nasıl kullanabiliriz, bunu görmekti. Gerek acı kayısı çekirdeği kullanıldığında gerekse de amigdalin kullanıldığında kanserli hücreler üzerinde olumlu etkisi olduğu ispatlanmış oldu. Acı kayısı çekirdeğini herkese gönderemezsiniz ama bundan izole ettiğiniz amigdalini birer 100 miligramlık, 200 miligramlık tabletlere dönüştürüp dünyada herkese pazarlayabilir, herkesin kullanımına sunabilirsiniz."

Çin'in amigdalini tamamen acı kayısı çekirdeğinden, ABD ve Meksika'nın ise acı bademden üretmesine karşılık bu maddenin Türkiye'de üretilmediğini kaydeden Önal, "Perakendede kilogramı 1 milyon dolara ulaşan bir malzeme. Amacımız, bu tür ilaç ve gıda endüstrisinde kullanılacak bitki özlerinin ekonomik ölçüde üretimini sağlayıp endüstrinin hizmetine sunmak" diye konuştu.

Önal, İtalya ve Fransa'ya acı kayısı çekirdeği ihraç eden Türkiye'de amigdalinin de üretilmesi gerektiğini söyledi.


Kaynaklar:Derleyen By Eyyupk



Devamı...

Kapari bitkisi ve Ülsere etkisi

0 yorum

Kapari doğada çoğalmasını, karıncalara, kuşlara ve toprak mikroorganizmalarına borçlu.Çünkü kapari bitkisinin tohumunda çimlenme engeli var.Bu çimlenme engelini, karıncalar ortadan kaldırıyor.Tohumun çevresinde mantarımsı zar, karınca asidince etkileniyor ve böylece çimlenme kendiliğinden oluşuyor.Karınca, kapariyi kışlık yiyecek olarak taşırken ağzından düşürünce çimlenme başlıyor.

Doğada tohumla kapari bahçesi tesisi biraz risk taşıyor.Bu nedenle uzmanlar, daha ziyade fidan dikimini öneriyorlar üreticilere.Uzmanlar fidanları sizin için yetiştiriyorlar.

Kaparinin kökleri, toprağın derinliklerine inerek ve toprak altında yatay biçimde metrelerce yayılarak dolgu toprağı örtebilme özelliğine sahip.Bu özelliği nedeniyle uzmanların önerisi, özellikle eğilimli arazilerinizde, dere boyundaki tarlalarınızda kapari yetiştiriciliği yapabileceğiz doğrultusunda.Böylelikle toprak kaybının önüne de geçebilirsiniz.Kıraç, tarıma elverişli olmayan arazileri değerlendirmek için kapari, ideal bir bitki.

Özellikle güneye bakan yamaçlarda...

Kaparinin yetiştirilmesi kolay ve diğer türlere göre oldukça masrafsız.Kapari bitkisinin tarım ve tarım dışı alanlarda yetiştirilmesi önemli bir avantaj.Bu avantajdan siz de yararlanmak istiyorsanız , işte size kapari yetiştiriciliğine ilişkin ipuçları.Kapari bitkisinin arazinin bütününde kapama bahçe olarak ve özellikle tarım dışı arazilerde yetiştirilebileceği gibi tütün, bağ, badem ağacı aralarında, tarımsal-ormancılık amaçlı kurulan kızılçam ve fıstıkçamı ormanlarında da yetiştirilebileceğini söylüyor uzmanlar ancak bitkinin çeçeklenebilmesi için ışığa ihtiyaç duyduğunu da unutmamalısınız.




A) DİKİM

Öncelikle dikim yapılacak arazide sonbaharda derin sürüm yapılmalı.

Tarım alanlarında kültür bitkisi olarak yetiştirilecek kapari fidanları, kasım-aralık-ocak-şubat yöre şartlarına göre mart ayında fidanlıklardan dikim sahasına sevk edilir.Yurdumuzda erken ilkbaharda tarlaya dikilen kaparinin tutma oranının daha yüksek olduğu görülmüştür.Dikim zamanı olarak toprağın tavda olduğu zaman tercih edilmeli.

Dikim mesafesi, kıraç ve eğilimli arazilerde 2x2 olmalı.(her çukura 1 ile 4 fidan dikilebilir)




FİDAN DİKİMİ TARİFİ (Her çukura 2 fidan)


1-ZENGİN TOPRAK HAZIRLANMASI:

a)- 1 el arabası iyi yanmış yanmış ve topaksız hayvan gübresi.

b)- 1 el arabası ince sıva kumu.

c)- 5 el arabası tarla toprağı.

Hayvan gübresi ve ince sıva kumları arazinin değişik bölgelerine öbek şeklinde dökülür.Buradaki amaç dikim işçilerinin bu malzemeye daha kolay ulaşmasını sağlamaktır.Dikim yapılırken yukardaki oranlardaki malzemeler harman yapılır ve zengin toprak olarak dikimde kullanılacaktır.
2-DİKİM:

a)- 2 x 2 metre arayla yaklaşık 40 x 40 x 40 ebatlarında çukur kazılır.

b)-Kazılan çukurun dibine hazırlanan zengin topraktan 1 kürek atılır.

c)-Toprak seviyesinden yaklaşık 5-10 cm aşağıda olmak kaydı ile çukurun karşılıklı iki kenarına 2 adet fidan dikkatlice dik olarak konur.




d)-Fidanların üzeri hazırlanan zengin toprakla tamamen örtülür ve sulama için etrafı çanak şeklinde açılır.

e-) Çanak şeklinde hazırlanan havuzun içersine 1 kova can suyu dökülür.

f)-Can suyu döküldükten hemen sonra suyun üzerine 2-3 avuç zengin toprak serpiştirilir

g)-Son olarak fidan dikilen çanağın tam ortasına 1 adet tahta çubuk dikilir.

Böylece fidan dikim işlemi tamamlanmış olmaktadır.





B) BAKIM

Fidanların ilk yıl gelişim şöyle:

Kapari fidanları ilk yıl 1 metreye kadar sürgün veriyor.Mayıs ayından itibaren 10-15 adet çiçek tomurcuğu görülebiliyor.Kasım ayından itibaren de yapraklarını dökmeye başlıyor.

Fidanların bakımı için fazla yorulmanıza gerek yok.Ot alma, ilaçlama ve kuruyan kısımların budanması gibi bakım işleri yapılıyor, o kadar.

a) Sulama

İlk yıl fidanlara yaz aylarının çok kurak gitmesi halinde su verilmelidir.

Bitkilerin aşırı sulanmasından, sulama yapılırken suyun gövdeye temasından kaçınılmalıdır.

b) Budama

Ürün hasat edildikten sonra sonbaharda sürgünler, altında 3-5 cm pay bırakılarak budanmalı ve sahadan uzaklaştırılmalı.Böylece fidanlar, her yıl toprak yüzeyinden yeni sürgünler vererek daha canlı çıkacaktır.

Dalları kuvvetlendirmek için gözlerin sürmesinden yaklaşık 30-40 gün sonra budama yapılırsa daha iyi sonuç elde etmek mümkün.İspanyol’lar “yeşil budama” denilen bu yöntemi tercih ediyorlar daha çok.Dallar budamadan sonra, önce dik büyümeye başlıyor.Daha sonra eğilerek toprakla temas edip uzamaya devam ediyor.

b) Gübreleme

Bitkinin aşırı gübrelenmesinden kaçınılmalı.Ancak toprağın orta derinlikte sürülerek analiz sonucuna göre hektara 400 kg. süfer fosfat, 100-150 kg. potasyum klorür, 100 kg. amonyum sülfattan oluşan taban gübresi verilmesi, fidanın gelişimini hızlandırıyor ve verimini arttırıyor.Ancak bizim önerimiz hayvan gübresi kullanılması.

d) Hastalık ve Zararları

Eldeki bilgiler İspanya ve İtalya’ da yapılan araştırma sonuçlarına dayanıyor.Türkiye’ de henüz bu konuda-kültüre alınması çok yeni olduğu için olsa gerek-yeterli araştırma yapılmamış.

Bitkinizde eğer aşağıdaki belirtiler baş göstermişse zarar görmüş kısımların kesilerek sahadan uzaklaştırılması gerekiyor.

· Bitkinin odun kısımlarında derin galeriler açılır, zamanla derinleşir.

· Yaprakların rengi solar, incelir.

· Sürgünler kısalır.

· Bitki yavaş yavaş zayıflar, verim düşer

· Daha ağır durumlarda bitki ölür.

Böyle durumlarda bitkiyi sökerek imha etmeniz gerekiyor.Yoksa bitkinize musallat olan böcek, diğer köklerinde başına dert olabilir.


C) TOMURCUKLARIN TOPLANMASI

Kültür ortamında yetiştirilen kaparilerden ikinci ve üçüncü yıldan itibaren tomurcuk elde ediliyor.Ancak bitki tam verime yöreye göre değişmek kaydı ile dördüncü yıldan itibaren ulaşıyor ve bitki başına 8-10 kg sadece tomurcuk ürünü alınabilir.Karpuzcuk, dal ve çiçekle beraber 15 kg civarında toplam ürün alınabilir.

Doğal ortamda yetişen kapari köklerinden bir kişi günde 10.kg tomurcuk toplayabiliyor.Kültür alanında ise 30.kg a kadar çıkabiliyor.


Bir bitkiden en sıcak günlerde en sık periyotta olmak kaydı ile 1 ile 7 gün aralıkla tomurcuk toplanabiliyor. Hasat süresi uzun,Mayıs-Ekim ayları arasında değişik periyotlarda hasat ediliyor.En sıcak günlerde, en yüksek verim ve en sık toplama periyodu uygulanıyor.

Bir uyarı:Toplama sıklığının çevre şartlarına ve gelişme seyrine göre belirlenmesi gerekiyor.

Tomurcuklar toplanırken bitkinin dikenli olması biraz rahatsızlık verebilir.Tomurcuğun ucundan tutularak çekilmemesi konusunda uyarıyor uzmanlar.Çünkü bu durumda tomurcuğun ucunda çöpü kalıyor ki; bu da daha sonraki işçilik maliyetini arttırıyor.

“Toplanması gereken tomurcuklar, bağlı olduğu saptan bükülerek alınması gerekiyor.

Tomurcukların sabah ve akşam serinliğinde toplanması daha uygun.


D)SAKLAMA

Toplanan çiçek tomurcukları, 5mm.altı/5-7mm./7-9mm./9-11mm./11-13mm olmak üzere beş gruba ayrılıp %20 lik tuzlu suda ya da bir kat tomurcuk şeklinde katlanarak muhafaza edilir.Tomurcuklar bu şekilde salamurada bir yıl bekledikten sonra satılabilmekte.

Suyun çok temiz olması, aranan ilk şart.Dinlenen tuzlu su, üzerindeki köpük alınıp dibinde biriken tortuyu bulandırmadan başka bir kaba aktarılmalı.Kapari tomurcukları, bu şekilde hazırlanan suya yatırılmalı ve tamamen ıslanmaları sağlanmalı.

İtalya’da yaygın olan sistemle toplanan tomurcuklar, plastik kaplarda veya tahta fıçılarda üzerine %15-20 deniz suyu ilave edilerek saklanıyor.Salamurada tomurcukların 7-8 gün kalması gerekiyor.Daha sonra salamuradan çıkarılan tomurcuklar, bir veya iki defa aynı işleme tabii tutuluyor.20 gün süren bu işlemler sırasında tomurcuklar sık sık karıştırılıyor.

İspanya’daki uygulama daha farklı.Tomurcuklar büyüklüğüne göre iki veya iç gruba ayrıldıktan sonra plastik kaplardaki salamuraya alınır.Sıkıca kapatılan kaplar 20-30 gün güneşte bırakılır.Ürün satılıncaya kadar yaklaşık 3-5 ay salamurada kalabilir.

Kapari çiçek tomurcuğu , ham olarak tüketilmez.Çünkü tomurcuklarda %0.3 kadar gluko kaparinden kaynaklanan bir acılık vardır.Salamuradan muhafaza edilmesiyle bu acılık azalır


Kapari, bir diğer adı ile geber otu; Akdeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde yetişir. Gebellikle: Batı Anadolu , Orta Anadolu’da Tokat ve civarında, Doğu Karadeniz ve Güneydoğu illerinde doğal olarak yetişmektedir. Kapari bitkisi: çalımsı yapıda, dik ve yatık olarak büyür ve dikenlidir. Kapari; fosfor, potasyum ve kalsiyum bakımından oldukça zengindir. Killi toprakları seven bu bitki, güneşe olan düşkünlüğü sebebiyle genellikle güneşe bakan yamaçlarda kendiliğinden yetişmektedir. zengin kalkerli ve killi toprakları seven ve güneşten hoşlanan bir bitki olması nedeniyle, güneye bakan yamaçlarda kandiliğinden yetişir ve iyi gelişir.
Çiçek tomurcuklarında oldukça fazla a vitamin ve protein vardır.
Yapılan bir araştırmaya göre 100 g çiçek tomurcuğunda kuru madde olarak;
  • 67 mg fosfor,
  • 9 mg demir,
  • 24 mg protein,
  • 12 mg selüloz,
2 mg lipid olduğu saptanmıştır. Gıda, kozmetik ve ilaç sanayiinde oldukça faydalandığımız kapari, salamura halinde yurtdışına ihraç edilir. Konserve kapari; turşu, salata, pizza üstü, balık ve av etleri yanında garnitür olarak tüketilebilir. Tomurcukları ise bir kavanozda tuzlu suda üç ay bekletilir, içine bire bir oranında sirke konur ve on gün sonra tüketilir. Kapari oldukça faydalı bir bitki olması ve ülkemizde yetişmesi sebebiyle Türkiye’ye döviz getiren bir bitkidir. İspanya, senelik 20 milyar dolar kazandıkları tomurcukları sayesinde, kapariyi “Milli Bitki”ilan etmişlerdir. Kapari, İspanya’da devlet korumasındadır.
Kapari, 400 yıl önce Evliya Çelebi’nin de keşfettiği bir bitkidir. Evliya Çelebi dahi, kitaplarında kapariden söz etmekten kendini alamamıştır. Akdeniz ülkelerinde, geçmişten günümüze kadar gıdalarda ve ilaçlarda tedavi amaçlı olarak kullanılmasının yanında, kozmetik sanayisinde de kapariden yararlanılmaktadır.
Kaparinin bezelye büyüklüğünde tomurcukları vardır. Bu tomurcuklar; protein, vitamin, mineraller yönünden oldukça zengindir. Bunun dışında bu tomurcuklar oldukça doyurucudur da. Kaparinin tomurcukları dışında, toplum arasında “karpuzcuk” şeklinde isimlendirilen meyveleri ve sürgün uçları da salamura ve sirkeden geçirilip, tüketilebilmektedir. Kaparinin tomurcukları, uçları yani tüm bölümleri oldukça faydalıdır. Dal uçları ve tomurcukları genellikle gıda sektöründe; sert olan dalları, kökleri ve meyveleri de kozmatik ve ilaç sektöründe kullanılmaktadır.
Uluslararası Kanser Enstitüsü’nde yapılan araştırmalar, kapariyi; antitümör aktivitesi sağlayan “ekstrakt”ın hazırlanmasında kullanılan bitkiler arasına sokmuştur.
Kapari, özellikle Antalya’nın Tekirova bölgesindeki tüm sahillerde bulunabilir. O çevredeki marketlerin hemen hemen hepsinde, kapari tomurcuğunan yapılmış turşular bulunabilir. Kaparinin meyvesinden de turşu yapılır. Meyvesinden yapılan turşu daha da faydalıdır.
Kaparinin Faydaları
  • Ağrı kesici özelliği ile ön plana çıkar.
  • Sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı olur.
  • Kabızlık giderici özelliği vardır.
  • Oldukça iyi bir idrar söktürücüdür.
  • Balgam söktürücü özelliği vardır.
  • Adetlerin düzene girmesini sağlar.
  • Solucan ve parazitlerin düşmesine yardım eder.
  • Romatizma ağrılarına oldukça iyi gelir.
  • Felç riskini azaltır.
  • İskorbit hastalığında faydalıdır.
  • Kan bozukluklarına iyi gelir.
  • Gut hastalığı için oldukça yararlıdır.
  • Antitümör etkilidir.
  • Mide sorunlarına ve ülsere oldukça faydalıdır.
  • Hemoroid sorununa oldukça faydalıdır.
  • Dalak büyümesi için oldukça faydalıdır.
  • Kalça rahatsızlıklarının belirtilerini hafifletir, riskleri azaltır.
  • Özellikle kanser hastalarında trombosit sayısını yükselttiği için önerilen bitkiler arasındadır.
  • Karaciğer işlevlerini düzenler.
  • Multipl Skleroz (MS) hastalığında oldukça iyi gelir.
  • Cinsel gücü arttırıcı özelliği olduğu için çocuk isteyen çiftlere önerilir.
  • Kapari bitkisinin faydaları saymakla bitmez, ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Kapari faydalı olduğu kadar, zararlı bir bitkidir de. Zehirleyici olabilir. Bu sebeple mutlaka işlenmiş kapari ya da tablet halinde satılan kaparileri tüketmek gerekmektedir. Toplanır toplanmaz tüketilir ise, zehirleyebilir. İlk önce gölgede kurutulmalı ve zehri alınmalıdır.
Kapari Nasıl Kullanılır?
  • Kapari özellikle çiçeklerinin tohumları açmadan toplanır ve ilaç yapımı için tedavi maksatlı kullanılır. Bunun dışında meyveleri ve yaprakları da kullanılan alanlarıdır. Turşusu yapılabilir. Salatalarda ve özellikle balık tarifleri için oldukça lezzetli bir tercihtir.
Kapari Hangi Hastalıklarda Kullanılır?
MS Hastalığında:
Uzmanlar özellikle MS hastalığında kapari karpuzunu şiddetle tavsiye ederler. Kullanım şekli ise şöyledir: sabah ve akşam olmak aç karnına olmak üzere gün aşırı bir küçük kavanoz tüketilmelidir. Şayet tüketilirken zorlanılıyor ise, zeytinyağı ve limon ekleyerek tadı yumuşatabilirsiniz. Bunun dışında MS hastaları, takviye için tomurcuk salamurası da tüketebilirler. Kapari tomurcuk salamurası da: sabah ve akşam olmak üzere aç karnına, 1 kasenin içine büyük kavanozun 1/7 sini koyup, zeytinyağı, kekik, ve nar ekşisi eklenerek tüketilmelidir.
Şayet kortizonlu ilaç kullanılıyorsa, kapari tuz ihtiva ettiği için tüketilmesi önerilmez. Fakat kortizon tedavisi bittikten sonra tüketilmesinde bir sakınca yoktur.
Kapari çayının sakinleştirici özelliği ve ağrı kesici, antitoksidan özelliği ile kullanılması doktorlar tarafından tavsiye edilir. Bunun ötesinde kapari çayının kan temizleyici özelliği de bulunduğu için MS hastalarına tavsiye edilir.
Kapariden Nasıl Çay Yapılır?
6 bardaklık sıcak su içine, yarım ya da bir çay kaşığı kapari çayı ekleyiniz. 5 dakika kadar demlendiriniz ve şeker koymadan tüketiniz.
Günlük olarak, sabah-öğle-akşam aç karnına 3 bardak kapari tüketiniz.
Ms tedavisi için faydalarını gözünüzle görmek isterseniz; 3 aylık düzenli kapari kullanımı ardından MR çekimi yaptırınız ve kapariden önceki MR ile kıyaslayıp doktorunuz ile paylaşınız.
Kan Hastalıkları İçin Kapari Kullanımı 
Bu hastalıklar: Lösemi-Anemi-Kansızlık-Trombosit düşüklüğüdür.
Kan hastalıkları için tüm kapari ürünleri önerilmektedir. Özellikle reçel ve marmelat bu hastalıklar için öncelikli olarak tavsiye edilir.
Reçel ya da marmelat hali: Sabah ve Akşam olmak üzere, aç karnına minimum 2-3 tatlıkaşığı tüketilmelidir. Kaparinin reçeli ya da marmelatı kahvaltıda ya da ara yemeklerde de tüketilebilir.
Kapari, bir ilaç değildir. Tamamen doğal olan bir bitkidir. Bugüne kadar herhangi bir zararı bildirilmemiştir. Ancak şeker hastası olan kişilerin reçel ve marmelatı tüketmesi sorun olabilir. Diyabetik kişiler, reçel ve marmelatı tüketmeye başlamadan önce doktoruna danışabilir.
Kapari karpuzu ve kapari tomurcuğu salamurası da çoğunlukla salatalarda, kahvaltıda ve sos şeklinde tüketilebilir. Kapari tuz ihtiva eder. Bu sebeple hipertansiyon sorunu olanların tüketmeden önce doktoruna danışması uygun olacaktır.
Böbrek Taşında Kapari Kullanımı 
Böbrek kumu ya da böbrek taşı sorunu olan kişiler kaparinin karpuzunu ya da çayını tüketebilirler.
15 gün süresince, düzenli olarak sabah ve uyumadan önce, aç karnına, günlük 1 küçük kavanoz kapari karpuzunu tüketmek ve suyunu içmek bu taşları ve kumu dökmenizde yardımcı olacaktır.
Gut Hastalığında Kapari Kullanımı 
Gut hastalığı için tüm kapari ürünleri tavsiye edilir. Ancak reçel ve marmelat öncelikli olarak önerilir. Reçel, sabah ve akşam olmak üzere, aç karna 2-3 tatlı kaşığı şeklinde tüketilebilir.
Mide-Bağırsak-Kabızlık-Basur(Hemoroid) İçin Kapari 
Kapari bitkisi, mide ve bağırsak iç mukozasını yenileyerek bir düzene sokulmasını sağlar. Bu sebeple oldukça yararlı bir bitkidir ve bu gibi sorunları olan kişilerin, kapariden faydalanması oldukça faydalı olacaktır.

Kapari Bitkisinin Ülsere etkisi

Kapari ülsere iyi gelir Kaparinin çiçekleri tohum açmadan önce toplanarak ilaç yapımında kullanılır. 
Ayrıca, meyveleri ve yaprakları da kullanılır. Ciğer ve dalak hastalıkları ile ülsere karşı faydalıdır.Turşu olarakta tüketilir. Vücuda kuvvet verir ve cinsel gücü arttırır. Ağrı kesicidir. 



kaynaklar:Derleyen By Eyyupk
http://kapari.com/content/7-yetitirilmesi
http://www.on5yirmi5.com/haber/saglik/sifali-bitkiler/143482/ulsere-cozum-kapari.html


Devamı...